Bilgifresh.com © 2021. Tüm hakları saklıdır.

BilgiFresh

BİLGİFRESH.COM
  1. Anasayfa
  2. »
  3. Bilim
  4. »
  5. 8 Dilimli yol

8 Dilimli yol

Bilgifresh Bilgifresh - - 16 dk okuma süresi
632 0

8 dilimli yol teorisi (Erik Erikson’un)

8 dilimli yol, bir kişinin hayatında yaşayabileceği olası sekiz farklı kriz dönemini ifade eden bir psikolojik kuramdır. Erik Erikson tarafından geliştirilen bu teori, kişilerin hayatındaki krizlere farklı bir açıdan bakarak, bu krizlerin olumlu bir şekilde çözülmesinin kişinin gelişimi ve olgunlaşması için önemli olduğunu öne sürer.

8 dilimli yol, her biri bir yaş aralığını temsil eden sekiz aşamadan oluşur. Bu aşamalar ve yaş aralıkları şu şekildedir:

  1. Güven duygusu vs. güvensizlik (0-1 yaş)
  2. Otonomi vs. utanç ve kuşku (1-3 yaş)
  3. İnisiyatif vs. suçluluk (3-6 yaş)
  4. Çalışkanlık vs. aşağılık kompleksi (6-12 yaş)
  5. Kimlik vs. rol karmaşası (12-18 yaş)
  6. Yakınlık vs. yalnızlık (genç yetişkinlik, 18-40 yaş)
  7. Üretkenlik vs. durgunluk (orta yaş, 40-65 yaş)
  8. Benlik bütünlüğü vs. çaresizlik (yaşlılık, 65 yaş ve üzeri)

Bu aşamalardan her biri, bir kişinin o yaş aralığında karşılaşabileceği potansiyel bir krizi veya zorluğu temsil eder. Eğer kişi bu krizi başarıyla çözebilirse, gelişimi için sağlam bir temel oluşturabilir. Ancak, kriz yanlış çözülürse veya hiç çözülmezse, kişinin olgunlaşması ve gelişimi zarar görebilir.

 

8 Dilimli yol Güven duygusu vs. güvensizlik,

8 dilimli yol teorisinde ilk aşamayı temsil eder. Bu aşama, doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan süreci kapsar.

Bu dönemde, bebeklerin temel ihtiyaçları (beslenme, uyku, sıcaklık, vs.) karşılandığı zaman güven duygusu gelişir. Bebekler, annelerinin veya bakıcılarının kendilerine yardımcı olacaklarını, sevgi göstereceklerini ve kendilerini güvende hissedeceklerini düşünürler. Bu şekilde, güvenli bir bağlanma geliştirmelerine yardımcı olur.

Ancak, bu ihtiyaçları karşılanmadığı veya düzensiz bir şekilde karşılandığı durumlarda, bebekler güvensizlik duygusu geliştirebilirler. Bebekler, kendilerini güvende hissetmediklerini, ihtiyaçlarının karşılanmayacağını ve bakım veren kişilere güven duyamayacaklarını hissederler. Bu durumda, bebekler bağlanma kaygısı geliştirebilirler.

Bu aşamada, bebeğin güven duygusunu geliştirebilmesi için, ona ihtiyaçlarını karşılayacak sevgi dolu bir bakım sağlamak önemlidir. Ebeveynlerin veya bakıcıların, bebeğin güvenli bir bağlanma geliştirebilmesi için, ona düzenli bir rutin, sevgi dolu bir yakınlık, sıcak bir iletişim ve güvende olduğu hissini vermeleri gereklidir. Bu şekilde, bebeklerin güven duygusu geliştirerek, sağlıklı bir bağlanma ilişkisi oluşturmaları mümkün olabilir.

8 Dilimli yol Otonomi vs. utanç ve kuşku

8 dilimli yol teorisinde, otonomi vs. utanç ve kuşku, ikinci aşamayı temsil eder. Bu aşama, yaklaşık 2-3 yaşları arasındaki çocukların gelişimini kapsar.

Bu dönemde, çocuklar fiziksel olarak daha bağımsız hale gelirler ve kendi kararlarını vermeye başlarlar. Bu süreçte, ebeveynlerin çocuklarının özgürlüğüne saygı göstermeleri ve kendi kararlarını vermelerine izin vermeleri, çocukların özgüven kazanmasına yardımcı olabilir.

Ancak, bazı durumlarda ebeveynler, çocukların bağımsızlığına izin vermek yerine onları kontrol etmeye çalışabilirler. Bu durumda, çocuklar kendilerini kontrol edilmiş hissederler ve kendilerini ifade etmekten kaçınırlar. Bu, utanç ve kuşku duygularının gelişmesine neden olabilir.

Bu aşamada, çocukların otonomi geliştirmeleri için, ebeveynlerin onların özgürlüklerine saygı göstermeleri ve kendi kararlarını vermelerine izin vermeleri önemlidir. Ayrıca, ebeveynlerin çocukların duygularını tanımlamalarına ve ifade etmelerine yardımcı olmaları, çocukların özgüven ve özsaygı kazanmalarına yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, bu aşamada çocukların otonomi geliştirmeleri, kendi kararlarını verebilme yeteneklerini kazanmaları ve özgüven kazanmaları için önemlidir. Ancak, ebeveynlerin bu sürece saygı göstermeleri ve çocukların duygularına önem vererek onları desteklemeleri de aynı derecede önemlidir.

8 Dilimli yol İnisiyatif vs. suçluluk

8 dilimli yol teorisinde, inisiyatif vs. suçluluk, üçüncü aşamayı temsil eder. Bu aşama, yaklaşık 3-6 yaşları arasındaki çocukların gelişimini kapsar.

Bu dönemde, çocuklar daha fazla bağımsızlık kazanmaya devam ederler ve kendi fikirleri ve projeleri hakkında daha fazla konuşmaya başlarlar. Bu süreçte, ebeveynlerin ve öğretmenlerin, çocukların yaratıcılığını teşvik etmeleri ve fikirlerine saygı göstermeleri, çocukların inisiyatif duygusu geliştirmesine yardımcı olabilir.

Ancak, bazen ebeveynler veya öğretmenler, çocukların fikirlerine veya projelerine negatif bir şekilde yanıt verebilirler veya bunları kontrol etmeye çalışabilirler. Bu durumda, çocuklar kendilerini suçlu veya yanlış hissedebilirler ve kendilerini ifade etmekten kaçınabilirler.

Bu aşamada, çocukların inisiyatif duygusunu geliştirebilmeleri için, ebeveynlerin veya öğretmenlerin onların fikirlerine saygı göstermeleri, onları teşvik etmeleri ve kendi kendilerine sorumluluk almalarına izin vermeleri önemlidir. Ayrıca, çocukların yanlış yaptıklarında veya hatalar yaptıklarında, ebeveynlerin ve öğretmenlerin onların yanında olmaları ve onlara destek vermeleri de önemlidir.

Sonuç olarak, bu aşamada çocukların inisiyatif duygusunu geliştirebilmeleri, yaratıcılıklarını keşfedebilmeleri ve kendi fikirlerine saygı duyabilmeleri için önemlidir. Ancak, ebeveynlerin ve öğretmenlerin bu sürece saygı göstermeleri, onları teşvik etmeleri ve hatalarında desteklemeleri de aynı derecede önemlidir.

 

 

8 Dilimli yol Çalışkanlık vs. aşağılık kompleksi

8 dilimli yol teorisinde, çalışkanlık vs. aşağılık kompleksi, dördüncü aşamayı temsil eder. Bu aşama, yaklaşık 6-11 yaşları arasındaki çocukların gelişimini kapsar.

Bu dönemde, çocuklar daha fazla okulda zaman geçirirler ve akademik becerilerini geliştirirler. Ayrıca, sosyal becerilerini de geliştirirler ve arkadaşlarıyla birlikte oynamayı ve çalışmayı öğrenirler. Bu süreçte, ebeveynlerin ve öğretmenlerin, çocukların becerilerini övmeleri ve onları desteklemeleri, çocukların çalışkanlık duygusu geliştirmesine yardımcı olabilir.

Ancak, bazen çocuklar, diğerleriyle karşılaştırıldıklarında veya kendi becerilerini geliştirme konusunda yetersiz olduklarını hissettiklerinde, aşağılık kompleksi hissedebilirler. Bu durumda, çocukların kendine güven duymaları ve kendi becerilerine saygı duymaları önemlidir.

Bu aşamada, çocukların çalışkanlık duygusunu geliştirebilmeleri için, ebeveynlerin veya öğretmenlerin onların becerilerini övmeleri ve desteklemeleri önemlidir. Ancak, çocukların her zaman başarılı olamayacağı gerçeğini anlamaları ve hatalarından ders çıkarmaları da önemlidir. Ayrıca, çocukların kendilerine güvenmeleri ve kendi becerilerine saygı duymaları için, ebeveynlerin ve öğretmenlerin onların kendilerini ifade etmelerine ve kendi kararlarını almalarına izin vermeleri önemlidir.

Sonuç olarak, bu aşamada çocukların çalışkanlık duygusunu geliştirebilmeleri, kendi becerilerine saygı duyabilmeleri ve kendilerine güven duyabilmeleri için önemlidir. Ancak, ebeveynlerin ve öğretmenlerin onları desteklemesi ve kendi kararlarını almalarına izin vermeleri, hatalarından ders almalarına yardımcı olması da önemlidir.

 

 

8 Dilimli yol Kimlik vs. rol karmaşası

8 dilimli yol teorisinde, kimlik vs. rol karmaşası beşinci aşamayı temsil eder. Bu aşama, yaklaşık 12-18 yaşları arasındaki ergenlik dönemini kapsar.

Bu dönemde, ergenler kendilerini keşfetmeye ve kimliklerini bulmaya çalışırlar. Bu, hayatlarında birçok değişikliğin olduğu dönemdir. Ergenler, arkadaşlarından bağımsız olmak, kendi değerlerini bulmak ve gelecekteki meslekleri hakkında fikirler edinmek isteyebilirler.

Ancak, bu dönemde, ergenler kimliklerini bulmaya çalışırken, bir rol karmaşası yaşayabilirler. Bu, kendileriyle ilgili karışıklık yaşamalarına ve toplumun beklentileriyle çatışmalarına neden olabilir. Örneğin, ergenlerin aileleri veya arkadaşları, toplumun genel beklentileri veya medya, kimliklerini bulmalarına yardımcı olmak yerine, rol karmaşasına neden olabilirler.

Bu aşamada, ergenlerin kimliklerini bulmalarına yardımcı olmak için, ebeveynlerin ve öğretmenlerin destekleyici olmaları ve onların kendilerini ifade etmelerine izin vermeleri önemlidir. Ergenler, hayatlarında kendi kararlarını alabilecekleri ve kendi değerlerine saygı duyabilecekleri bir alan oluşturmalıdırlar. Ayrıca, ergenlerin, farklı düşünceler ve farklı kültürler hakkında bilgi edinmeleri de önemlidir.

Sonuç olarak, bu aşamada, ergenlerin kimliklerini bulmaları ve rol karmaşası yaşamamaları için, ebeveynlerin ve öğretmenlerin destekleyici olmaları ve onların kendilerini ifade etmelerine izin vermeleri önemlidir. Ayrıca, farklı düşünceler ve kültürler hakkında bilgi edinmeleri de kimliklerini bulmalarına yardımcı olabilir.

 

8 Dilimli yol Yakınlık vs. yalnızlık

8 dilimli yol teorisinde, Yakınlık vs. Yalnızlık dönemi ikinci aşamayı temsil eder. Bu aşama, yaklaşık 1 ila 3 yaş arasındaki çocukların gelişimini kapsar.

Bu dönemde, çocuklar bağımsızlık kazanmak için mücadele ederken, aynı zamanda yakınlık ve sevgi hisleri geliştirirler. Çocuklar, ebeveynlerine bağlanır ve onların sevgi ve desteğini hissetmek isterler. Bu dönemde, çocuklar, kendilerini güvende hissetmek ve dünyayı keşfetmek için ebeveynlerine güvenmek zorundadırlar.

Ancak, bu dönemde çocuklar, ebeveynlerinin onlara yeterince zaman ayırmaması veya onları yalnız bırakması durumunda, yalnızlık ve güvensizlik hissedebilirler. Aynı zamanda, çocukların bağımsızlık arayışı, ebeveynlerinin desteği olmadan, kontrolsüz davranışlara ve yalnızlığa neden olabilir.

Bu aşamada, ebeveynlerin ve bakıcıların çocuklarına zaman ve sevgi vermesi, onların güvende hissetmelerine ve bağımsızlıklarını geliştirmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, çocukların keşfetmelerine ve merak etmelerine izin vermek, onların dünyayı keşfetmelerine ve kendilerini tanımalarına yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, bu aşamada, çocukların bağımsızlık kazanma ve yakınlık hisleri geliştirme arasında bir denge kurmaları gerekmektedir. Ebeveynlerin ve bakıcıların, çocukların güvenliğini sağlamak ve onları sevgi ve desteğe boğmak için zaman ayırmaları önemlidir. Aynı zamanda, çocukların dünyayı keşfetmelerine ve merak etmelerine izin vermek, onların gelişimine yardımcı olabilir.

8 Dilimli yol Üretkenlik vs. durgunluk

8 dilimli yol teorisinde, Üretkenlik vs. Durgunluk dönemi üçüncü aşamayı temsil eder. Bu aşama, yaklaşık 3 ila 6 yaş arasındaki çocukların gelişimini kapsar.

Bu dönemde, çocuklar, özgürlüklerini genişletirken ve çevrelerini keşfederken, üretkenlik hissi geliştirirler. Çocuklar, sorumluluk alma, yeni şeyler öğrenme ve hayal güçlerini kullanma gibi becerileri keşfederler. Bu dönemde, çocuklar, arkadaşları ve aileleri için faydalı şeyler yapmak ve kendilerini yararlı hissetmek isterler.

Ancak, bu dönemde çocuklar, ebeveynlerinin veya diğer yetişkinlerin beklentilerini karşılayamama, yetersizlik hissi veya eleştirilme durumunda, durgunluk ve düşük özgüven hissedebilirler. Ayrıca, çocukların keşfetme ve yaratıcılık arayışı, yanlış anlama, suçlama ve eleştirilme gibi olumsuz sonuçlarla sonuçlanabilir.

Bu aşamada, ebeveynlerin ve bakıcıların, çocukların bağımsızlık ve yaratıcılık hissini desteklemesi ve onların becerilerini özendirici bir şekilde kullanması önemlidir. Ayrıca, çocukların sorumluluk almasını ve özgüvenlerini artırmasını sağlamak için çeşitli faaliyetler önermek de faydalı olabilir. Bu dönemde, çocukların yaratıcılığını, hayal gücünü ve becerilerini destekleyen oyuncaklar ve aktiviteler sağlamak da yararlı olabilir.

Sonuç olarak, bu aşamada, çocukların özgüvenli, üretken ve yaratıcı olmaları için desteklenmeleri önemlidir. Ebeveynlerin ve bakıcıların, çocukların yeteneklerini ve ilgi alanlarını özendirici bir şekilde kullanmaları, onların başarılı olmalarına yardımcı olabilir. Ancak, çocukların eleştirilmesi veya beklentilerin karşılanamaması durumunda, özgüvenleri düşebilir ve durgunluk hissedebilirler.

8 dilimli yol Benlik bütünlüğü vs. çaresizlik

Erik Erikson’un gelişim psikolojisi kuramı kapsamında 8 dilimli yolun son aşaması “Benlik bütünlüğü vs. çaresizlik” aşamasıdır. Bu aşama genellikle 65 yaş ve üstü yetişkinleri kapsar.

Bu aşamada, bir insan hayatındaki deneyimleri ve başarıları değerlendirir ve hayatını nasıl yaşadığına dair bir değerlendirme yapar. Bu aşamada, insanlar yaşamlarının anlamını arayabilirler ve yaşamın sonu yaklaştığında hayatlarının ne kadar anlamlı olduğunu sorgulayabilirler.

Eğer bir kişi hayatı boyunca olumlu bir şekilde değerlendirebilirse, benlik bütünlüğüne ulaşır. Bu kişiler, hayatlarının anlamlı olduğunu ve geçmişteki deneyimlerinin onlara bir şeyler öğrettiğini hissederler. Bununla birlikte, bir kişi hayatı boyunca negatif deneyimler yaşarsa, çaresizlik hissine kapılabilir. Bu kişiler, hayatlarının anlamını sorgulayabilirler ve hayatlarının hiçbir şey ifade etmediğini hissedebilirler.

Benlik bütünlüğü vs. çaresizlik aşaması, bir insanın hayatının sonuna yaklaşırken yaşadığı önemli bir dönüm noktasıdır. Bu aşamada, insanlar hayatlarını değerlendirmek ve bir anlam arayışına girmek için bir fırsat bulurlar.

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir